657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 5234 sayılı Kanunla değişik 209 uncu maddesi, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun geçici 139 uncu maddesi, 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesine 5234 sayılı Kanunla eklenen (p) ve (r) bendleri, Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği (Bundan sonra Yönetmelik olarak ifade edilecektir.) ile Emekli ve Malullük Aylığı Bağlanmış Olanlarla Bunların Kanunen Bakmakla Yükümlü Bulundukları Aile Fertleri, Dul ve Yetim Aylığı Alanların Muayene ile Tedavileri Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde kamu personeli ve emeklileri ile bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile fertlerinin sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedavi ücretleri ve tedavi yardımına ilişkin işlemlerde, kurumlararası uygulama birliğini sağlamak amacıyla aşağıda belirtilen esaslar kararlaştırılmıştır.
1. Kapsam
Bu Talimat hükümleri;
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci ve ek geçici 9 ile 16 ncı maddeleri kapsamına giren personel ile bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri,
b) 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu kapsamında bulunan personel (Erbaş ve erler bu Talimat hükümleri haricindedir. Erbaş ve er reçeteleri ile ilgili olarak şahıslara mali külfet getirmemek koşuluyla gerekli düzenlemeler Milli Savunma Bakanlığınca yapılacaktır) ile bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri,
c) 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun geçici 139 uncu maddesi gereğince (Yönetmeliklerindeki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla) tedavi giderleri karşılanan kişiler,
d) 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun kapsamındaki hak sahipleri, (3816 sayılı Kanun ile Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması ve Yeşil Kart Uygulaması Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla),
hakkında uygulanır.
Diğer sosyal güvenlik kuruluşları ile sağlık hizmeti sunan kamu kurum ve kuruluşları arasında hizmet satın alınmasına yönelik protokolün uygulamaya konulması halinde bu Talimatta yer alan usul ve esaslara aynen uyulacaktır.
233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bulunan kurumlarda çalışan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık kurumlarında yapılan tedavilerinde de bu Talimat esaslarına göre işlem yapılır.
2. Hasta Sevk İşlemleri
2.1. Tanımlar
Birinci basamak resmi sağlık kuruluşu: Resmi kurum tabiplikleri, sağlık ocağı, verem savaş dispanseri, ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi ile sağlık merkezlerini,
Birinci basamak özel sağlık kuruluşu: Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında açılan özel poliklinikleri,
İkinci basamak resmi sağlık kurumu: Eğitim ve araştırma hastanesi olmayan Devlet hastaneleri, özel dal hastaneleri, ağız ve diş sağlığı merkezlerini,
İkinci basamak özel sağlık kurumu: Özel Hastaneler Yönetmeliği'ne göre ruhsat almış özel hastaneler ile Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında açılan özel tıp merkezleri ve özel dal merkezlerini,
Üçüncü basamak sağlık kurumu: Eğitim ve araştırma hastaneleri, özel dal eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerini,
ifade eder.
2.2. Sevk İşlemleri
Sevk işlemlerinin usulüne uygun yapılmaması, yataklı tedavi kurumlarında gereksiz birikimlere, polikliniklerde ise aşırı yığılmalara neden olduğundan sağlık kurumlarının hizmet sunumunu olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle ilgililerin, hasta sevk işlemlerinde aşağıda yer alan hususlara titizlikle uymaları gerekmektedir.
Memurun kendisinin hastalanması halinde, kurumu tarafından yeterli sayıda nüsha içeren hasta sevk kağıdı düzenlenerek, öncelikle kurum tabibine, kurum tabibi bulunmadığı takdirde hastanın o yerdeki en yakın birinci basamak sağlık kuruluşuna gönderilmesi, bu tabiplerce lüzum görülmesi halinde hastanın, o yerdeki ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumuna (hastane ve hekim adı belirtilmeksizin ilgili uzmanlık dalı belirtilerek) gönderilmesi gerekmektedir.
Memurun bakmakla yükümlü bulunduğu aile fertlerinin hastalanmaları halinde kurum tabipliğine veya kendisine en yakın birinci basamak sağlık kuruluşuna müracaat edilebilir.
Memuriyet mahalli dışına yapılacak sevklerde yol gideri ve gündelik ödemelerinde Yönetmelikteki genel esaslar geçerli olmak üzere, hastanın sevk edileceği ilçe-il belirtilecektir. Tıbbi gerekli hallerin dışında öncelikle muayene ve tedavi işlemlerinin belediye sınırları ve mücavir alan içinde tamamlanması esastır. Hastanın ilk sevkinin sevk usulüne uygun olması şartıyla, sürekli olarak tedavisi gereken ve hastane tarafından kontrol amacıyla çağrılan hastalar, bu durumun sevk kağıdı üzerinde veya ayrı bir raporla belgelendirilmesi kaydıyla, birinci basamak sağlık kuruluşlarınca sevk edilebilirler.
Birinci basamak sağlık kuruluşlarından alınacak sevk evrakı ile belediye sınırları ve mücavir alan içerisinde ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurumlarına başvurulabilir.
Herhangi bir resmi sağlık kurumunda çalışanlar ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin tedavileri, istemeleri halinde sevk zincirine tabi olmaksızın kendi sağlık kurumlarında sağlanabilecektir.
Aynı sevk kağıdı ile bir sağlık kurumuna müracaat edenlerin ilk muayenesini müteakip yeni bir sevk kağıdına gerek kalmaksızın değişik bölümlerde aynı sevk kağıdı ile muayene, tetkik, tahlil ve tedavi olmaları mümkün bulunmaktadır. Ancak, sonraki muayeneler konsültasyon olarak kabul edilir.
Sağlık kurumlarında yatırılarak tedavi altına alınan hastalar için, üniversite veya eğitim hastanelerinden ilgili dal uzmanı çağırılmak suretiyle konsültasyon hizmeti alınması durumunda, ikinci bir sevk işlemine gerek kalmaksızın, konsültasyon ücreti konsültan hekimce düzenlenen epikrize dayalı olarak tahakkuk ettirilecek faturaya istinaden hastayı yatıran kurum tarafından konsültan hizmeti veren kurumun döner sermayesine aktarılır.
5434 sayılı Kanuna tabi olan emeklilerle bunların bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri, sevk usulüne tabi olmaksızın resmi sağlık kurum ve kuruluşlarına gidebilirler.
Sevk işlemleri, şehir içi sevklerde 3 (üç) işgünü, şehir dışı sevklerde 5 (beş) işgünü geçerlidir.
2.3. Özel Tetkik, Teşhis ve Tedavi Merkezlerine Yapılacak Sevklerde Dikkat Edilecek Hususlar
Hastalar, başvurdukları resmi sağlık kurumlarında görevli ilgili hekim tarafından, ağız ve diş sağlığı, ESWL ve ileri tetkikleri yapılmak üzere, tabibin kendisinin, eşinin veya bunların ortaklarının özel muayenehanelerine/özel tedavi merkezlerine/özel tetkik merkezlerine sevk edilemezler. Bu şekilde, serbest diş tabibine veya özel tetkik merkezlerine sevki yapan ve tedaviyi sağlayan tabibin aynı olduğu veya eşi veya ortakları tarafından yapıldığı belirlenen tedavilere ait giderler ödenmeyecektir. Tek özel diş tabibinin veya özel tetkik merkezinin bulunduğu yerleşim birimlerinde bu tür sevkler en yakın diğer bir yerdeki başka bir sağlık kurumuna yapılacaktır. Ancak, ani olarak ortaya çıkan ve zaman geçirmeden gerekli girişimlerde bulunulmadığı takdirde sakatlık ya da ölüme yol açabilecek ani acil hallerde (bu haller Sağlık Bakanlığınca belirlenerek bir Genelge ile ayrıca duyurulacaktır.) ileri tetkik işlemi gerektiğinin ilgili tabipçe sevk belgesinde belirtilmesi kaydıyla ileri tetkik işlemi için tek özel merkeze de sevk yapılabilir.
2.4. Yol Masrafı ve Gündelikler
Tedavi amacıyla memuriyet mahalli dışına sevk edilenlere Harcırah Kanununun 18 inci maddesinin (c) bendi hükümlerine göre yol masrafı ve gündelik ödenir. Gündelik, tedavinin başlamasına kadar geçecek günler ( bu süre beş günü geçemez.) ile sağlık kurumu tarafından öngörülmesi kaydıyla ayakta tedavi gördüğü günler için verilir. Yatarak tedavide geçen süreler için gündelik ödenmez.
Yol masrafı, hastanın bulunduğu mahal ile sevk edildiği sağlık kurumunun bulunduğu yer arasındaki mutat taşıt ücreti esas alınarak ödenecektir.
Mutat taşıt aracı dışında başka bir taşıt aracı ile hasta sevki yapılabilmesi için; ilgili doktor tarafından, hastalığın ne olduğu, mutat taşıt aracı ile seyahat edememe ve ambulans veya uygun görülen herhangi bir araçla gitmesinin gerekçelerini belirten ayrı bir rapor düzenlenmesi ve bu raporun başhekim tarafından da onaylanması gerekmektedir. Aksi halde yol masrafı mutat taşıt ücreti esas alınarak ödenecektir.
Sağlık kurumuna ait ambulans ile memuriyet mahalli dışına yapılan hasta nakil ücreti ve acil ambulans ücreti hastanın kurumunca 08/07/2001 tarihli ve 24456 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ambulans ile Özel Ambulans Servisleri ve Ambulans Hizmetleri Yönetmeliğinin 29 uncu maddesine göre tespit edilecek ücretler dikkate alınmak ve rayiç bedeli aşmamak üzere ödenir.
Ancak, hasta nakillerinde hastanın ambulansla sevkinin gerekliliğinin ilgili hekim tarafından tevsiki gerekmektedir.
Resmi sağlık kurum ve kuruluşları arasındaki hasta nakilleri için kullanılacak hasta servis hizmetleri, ilgili mevzuat çerçevesinde döner sermaye imkanları ile karşılanabilir.
2.5. Eşlik Etme Zorunluluğu
Hastanın tedavi edilmek üzere başka bir yere gönderilmesi durumunda, yanında bir kimsenin bulundurulmasının zorunlu olduğunun, hastayı gönderen sağlık kuruluşunun raporunda veya hasta sevk kağıdı üzerinde belirtilmesi ve raporun veya sevk kağıdının başhekim tarafından imzalanması halinde, hastaya biri eşlik ettirilir. Eşlik eden kimseye de memurun bağlı olduğu kurumca, 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah ödenecektir.
3. Acil Vakalarda Tedavi
Yönetmeliğin 15 ve 25 inci maddelerine göre, vakanın acil olması nedeniyle, gerekli başvurma ve yollama işlemleri yapılmadan doğrudan sağlık kurum ve kuruluşunca tedavi sağlandığı takdirde, tedavi giderlerinin ödenebilmesi için, hastanın taburcu edildiği tarihten itibaren lüzumlu işlem ve belgelerin usulü dairesinde;
a) Yurt içinde (resmi tatil günleri hariç) 30 gün,
b) Yurt dışında 90 gün,
içerisinde hazırlanıp ilgili kuruma verilmesi gerekmektedir.
Acil vakalara ilişkin tedavilerde de ilgili sağlık kurumu tarafından bu Talimat eki (EK-8) ve (EK-9) fiyat tarifelerinde yer alan fiyatlar uygulanır. Gerekli tedavi işlem ve belgeleri tamamlanmadan yapılan giderlerin bedeli, bunların tamamlanmasından sonra ilgili masraf belgeleri verilmek suretiyle kurumdan alınır.
4. Yurt Dışında Tedavi
Yurt içinde tedavisinin mümkün olmadığı anlaşılan hastalıkların tedavisinin yurt dışında yaptırılmasına ilişkin uygulama; 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda değişiklik yapan 29/7/1998 tarihli ve 4375 sayılı Kanun ile bu Kanunun 4 üncü maddesi gereğince, 11/8/1999 tarihli ve 23783 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 9/7/1999 tarihli ve 99/13144 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Kamu Personeli ve Bunların Emeklilerinin Yurt Dışında Tedavilerine İlişkin Yönetmelik” esaslarına göre yürütülecektir.
Söz konusu düzenlemeler uyarınca; hastaların tedavi için yurt dışına gönderilmeleri; Sağlık Bakanlığınca yetkili kılınan hastanelerin sağlık kurullarınca (EK-1/B) de belirtilen formata uygun olarak düzenlenen raporların, aynı Bakanlıkça Ankara'da belirlenen bir hastanece teyit edildikten sonra adı geçen Bakanlıkça onaylanması şartına bağlıdır.
Yurt dışı tedavilerine ilişkin sağlık kurulu raporlarında; Türkiye'de tedavisi yapılamayan ancak, yurt dışında yapılması mümkün olan hastalık açık olarak yazılacak, hastalığa ilişkin klinik bulgular ve laboratuar bulguları, radyolojik ve görüntüleme ile ilgili bulgular, tedavinin Türkiye'de yapılamama gerekçeleri belirtilecek, karar bilimsel/tıbbi gerekçelere dayandırılacak ve verilen kararlarda, “ileri teknoloji ile tedavi gerekli vb gibi” ifadeler kullanılmayacaktır. Raporlarda, memurun ve hastanın adı soyadı, memura yakınlık derecesi, çalıştığı kurum, dosya ve protokol numarası, raporu veren anabilim dalı/bilim dalı/klinik adı belirtilecektir. (EK-1/B rapor örneği).
Yurt dışı tedavileri için sağlık kurulu raporu düzenlenmesi amacıyla oluşturulacak resmi sağlık kurullarına; en az biri ilgili dal uzmanı olmak kaydıyla üniversite hastanelerinde 5 öğretim üyesi, eğitim ve araştırma hastanelerinde 5 klinik şefi veya şef yardımcısı, EK-1'de yer alan diğer hastanelerde 5 uzman hekim bulunması zorunludur.
Yurt dışı tedavilerine ilişkin raporlar Sağlık Bakanlığınca (ilgili personel için Milli Savunma Bakanlığınca) onaylandıktan sonra 3 ay içinde yurt dışına çıkmak üzere işlem yapılmayan raporların yenilenmesi gerekir. Yurt dışına çıkış sonrasında yurt dışında kesintisiz tedavi süresi azami 1 yıldır.
Yurt içinde tedavilerinin sağlanamayacağı anlaşılanların, tedavi için yurt dışına gönderilmeleri hususunda, Sağlık Bakanlığınca yetkili kılınan tam teşekküllü hastaneler ile bu hastanelerce düzenlenen raporları teyit edecek hastane adları (EK-1) sayılı listede gösterilmiştir.
Yurt dışında doku veya organ nakli amaçlı sağlık kurulu raporunun, Sağlık Bakanlığınca ruhsatlı (EK-1/C) de belirtilen yetkili doku ve organ nakli merkezlerinden alınması zorunludur.
Kemik iliği nakli için yurt dışına hasta gönderilebilmesi için;
Hastaya kemik iliği naklinin yurt içinde yapılamadığının (EK-1/C)' de belirtilen 3 kemik iliği nakli merkezince teyit edilmesi,
Yurt dışında tespit edilen vericinin ülkemize gelemediğinin, kemik iliği nakline ilişkin sağlık kurulu raporunu düzenleyen sağlık kurumunca belgelendirilerek rapora eklenmesi gerekmektedir. Tedavisi için kemik iliği ya da kök hücre nakli gereken ve yurt içinde uygun vericisi bulunmadığı belgelendirilen hastalar için, yurt dışındaki doku bankaları aracılığı ile tespit edilen verici adaylarının kan örneklerinin getirtilmesi (bir defada en fazla 10 kişiye ve toplamda 25 kişiye ait olmak üzere) ve uygun doku bulunduğunda Türkiye'de naklin yapılabilmesi için dokunun temini ve intikali ile ilgili masraflar alıcının kurumu tarafından fatura karşılığı ödenir.
Yurt dışına tedavi amacıyla gönderilenlerin tedavi süreci kurumlarınca izlenerek, Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun işlem tesisi yönünde azami hassasiyet gösterilecektir. Hastaların yurda dönmelerini müteakip, Talimata ekli çizelge (EK-1/A) doldurularak, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığına bildirilecektir.
Yurt içinde mümkün olmayan organ nakli işlemleri yurt dışında uzun bekleme sürelerini gerektirdiğinden, hastaların yurt dışındaki ilk tetkiklerinin tamamlanmasını müteakip uygun organ teminine kadar geçecek süredeki tetkik ve tedavileri yurt içinde yapılacaktır. Uygun organ temini üzerine hasta, yeni bir sağlık kurulu raporuna ihtiyaç duyulmadan nakil işlemi için yurt dışına gönderilecektir. Bu konudaki gerekli koordinasyon işlemi, hastanın kurumu tarafından Sağlık Bakanlığı nezdinde yürütülecektir.
5. Diş Tedavileri
5.1. Resmi Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Yapılacak Diş Tedavileri
5.1.1 . Diş tedavileri ile ilgili sevk işlemlerinde; Yönetmeliğin 8 inci maddesinde belirtilen hastanın hastane veya sağlık merkezlerine yollama işlemlerinde üzerinde ağız şeması bulunan hasta yollama kağıdı kullanılacaktır. Kurumlar, söz konusu sevk kağıdını Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünden veya kendi imkanları ile sağlayacaklardır.
5.1.2 . Resmi sağlık kurumlarında yapılan diş tedavileri için (EK-7) sayılı listede yer alan “Diş Tedavileri Fiyat Tarifesi” uygulanacaktır.
5.1.3. Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre yurt dışında tedavi giderleri karşılananlar ile tedavi amacıyla yurt dışına gönderilenlerin tıbbi lüzum üzerine yaptırdıkları diş tedavileri sonucu doğan giderlerden;
a) Diş çekimi, kanal tedavisi, diş dolguları ve travma sonucu oluşan çene defektlerine yapılan cerrahi müdahalelerle, protez tamirlerine ait tedavi bedellerinin aynen ödenmesi,
b) Diğer diş tedavilerine ait giderlerin ise, (EK-7) sayılı listede yer alan fiyat tarifesindeki fiyatlara %100 ilave edilmek suretiyle bulunacak miktarın esas alınması, transferi halinde ise bu Talimatın yürürlüğe girdiği günkü kurlar esas alınmak suretiyle bulunacak miktarın döviz karşılığı tutarları kadarının ödenmesi,
gerekmektedir.
5.1.4 . Resmi sağlık kurumunda veya personelin bağlı olduğu kurum bünyesinde kurulan diş protez ünitesindeki tedavi sırasında yapılmadığının belgelendirilmesi ve tedaviyi yapan sağlık kurumunun faturasında yer almaması şartıyla, resmi sağlık kurumlarından ilgili yasal mevzuat hükümlerine dayanılarak başhekimliklerce, üniversitelerde ise dekanlıklarca organize edilerek yaptırılan tek parça döküm kron için (malzeme dahil) 10.16 YTL, alt-üst çene iskelet dökümü için (malzeme dahil) 42.37 YTL döküm işçilik ücreti ödenecek, bunu aşan kısmı ise hasta tarafından karşılanacaktır.
Serbest diş tabipliklerinde yaptırılan tedaviler için ayrıca döküm işçilik ücreti ödenmeyecektir.
5.1.5 . Diş tedavileri sırasında; altın, platin, palladyum+platin, irrudyum+platin, iropal gibi kıymetli madenler ile argenco 23, bego gold EWL ve polliag-M gibi bileşiminde kıymetli maden bulunan maddeler kullanılması zorunlu olsa dahi, Yönetmeliğin 31 inci maddesine göre hiçbir şekilde ödenmeyecektir.
5.1.6. Kemik içi dental implantların bedelleri ödenmez. Ancak, maksillofacial travma ve tümörler sonucu aşırı kemik kaybı olan ya da damak yarığı gibi deformiteleri olan hastalar ile rutin tedavilerle başarılı olunamayan rezorbe alt-üst çene vakalarında (en az 2 en fazla 4 implant ile sınırlı kalmak koşuluyla) klasik protez ile çözülemeyen ve implant tedavisinin zorunlu olduğunun üniversite diş hekimliği fakültelerinden cerrahi, protez ve periodontoloji anabilim dallarından en az birer öğretim üyesinin katılımıyla oluşacak bir heyet tarafından karara bağlanması ve kaç ünite yapılacağının belirtilmesi şartıyla bu Talimatın eki (EK-7) Diş Tedavileri Fiyat Tarifesindeki tedavi bedeli ile implant malzemesi bedeli olarak (her ünite için) 84.75 YTL ödenir. Bu bedelin üzerindeki malzeme bedelleri hastalarca karşılanır.
5.2. Özel Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Diş Tedavisi
5.2.1 . Özel sağlık kurum ve kuruluşlarındaki diş ünitelerinde yapılan tedavi giderlerinin ödenebilmesi için Talimatın bu bölümünde belirtilen sevk usul ve esaslarına uyulması zorunludur. Diş tedavisi amacıyla özel sağlık kurum ve kuruluşlarına doğrudan yapılan başvurularda tedavi gideri ödenmez.
5.2.2. Yönetmeliğin 8 ve 10 uncu maddelerinde, özel sağlık kuruluşları sayılan serbest tabipliklere sevk ilke olarak öngörülmemiştir. Bu nedenle, diş tedavileri için hastaların kendilerine en yakın resmi sağlık kurumlarına sevk edilmeleri gerekmektedir. Ancak, diş tedavisi sırasında karşılaşılan güçlükler dikkate alınarak Devlet memurları ve bakmakla yükümlü bulundukları aile fertlerinin, doğacak fiyat farkını kendilerinin ödemesi kaydıyla, kendilerinin talepleri üzerine serbest diş tabipliklerine, aşağıda belirtilen esaslara göre sevkleri yapılabilecektir:
5.2.3. Diş tedavisi için sevk edildiği resmi sağlık kurumunda herhangi bir sebeple tedaviye 90 gün içinde başlanamayacağının ilgili diş tabibi tarafından belirtilmesi ve aynı sağlık kurumu başhekimi tarafından onaylanması suretiyle istekli olan hastaların serbest diş tabipliklerine veya özel sağlık kurumlarına sevkleri yapılabilecektir. Ancak, bunun için kurumca gönderildiği resmi sağlık kurumu diş tabibi tarafından hasta muayene edilip teşhis konulduktan sonra, yapılması gereken bütün tedaviler ve boşlukların ayrıntılı olarak belirlenmesi ve hangi dişin tedavi edileceğinin ağız şeması üzerinde işaretlenmesi gerekmektedir Yalnız çocukluk ve okul çağı olarak kabul edilen 5-15 yaş grubundaki çocukların 6 ve 12 yaş dişlerinin tedavileri için (münhasıran kanal ve dolgular) 90 günlük süre kaydı aranmaz. Tedavi sağlandıktan sonra sevk kağıdında belirtilen tedavinin yapıldığının, kurumun diş tabibi veya sevki yapan resmi kurumdaki diş tabiplerince onaylanması zorunludur.
5.2.4 . Resmi sağlık kurumu bünyesinde diş hekimi bulunmayan ilçelerde serbest diş hekimi bulunması halinde, resmi sağlık kurumu başhekimi tarafından serbest diş tabipliklerine sevk yapılabilecektir. Bu şekilde sağlanan tedavilerde, sevk kağıdında ve serbest meslek makbuzunda belirtilen tedavinin usulüne uygun yapıldığının ilçenin bağlı olduğu bölge diş hekimleri odasının temsilcisi tarafından onaylanması gerekmektedir. Ancak, özel kurumlarda tedaviyi yapan diş tabibinin oda temsilcisi olması halinde, onaylama işlemi en yakın yerdeki oda temsilcisi tarafından yapılacaktır.
5.2.5. Hastaların doğacak fiyat farklarını kendilerinin ödeyeceğini beyan ederek yapılan sevkler üzerine, yukarıda (5.2.3.) ve (5.2.4.) numaralı bentlerde belirlenen usullere uygun olarak serbest diş tabipliklerinde veya özel sağlık kurumlarında yaptırılan teşhis, tedavi veya proteze ilişkin giderlerden (EK-7) sayılı listede yer alan diş tedavileri fiyat tarifesindeki kadarı karşılanacak, bunu aşan kısmı ise hasta tarafından ödenecektir.
5.2.6. Bu Talimatın eki “Diş Tedavileri Fiyat Tarifesi”nde (EK-7) tespit edilen, beher kron için 34,96 YTL ve alt ve üst çenede tam protez için 279,66 YTL esas alınmak suretiyle, serbest diş tabipliklerinde veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında yaptırılan kron ve proteze ilişkin giderlerden;
1- Tek çenede kronlar ile protezin birlikte veya ayrı ayrı yaptırılması halinde toplam olarak 139,83 YTL
2- Alt-Üst çenede kronlar ile protezin birlikte veya ayrı ayrı yaptırılması halinde toplam olarak 279,66 YTL
üzerinden ödeme yapılacaktır.
En son tedavi tarihi esas alınarak bir yıl içinde yeniden kron ve protez yaptırılması halinde, bu tedavilerin bir yıllık toplamı için ödenecek tutar yukarıda belirtilen miktarları hiç bir şekilde geçemez.
5.2.7. Bu Talimatın (5.2.6.) bendinde yer alan sınırlama sadece kron ve protez bedelleri için getirilmiş olup, diğer diş tedavilerine ait giderler anılan listede yer aldığı şekilde karşılanacaktır. Ancak, anılan listede (*) işaretli olan tedavilere ait giderlerin karşılanabilmesi için, tedavinin konularında uzman veya doktoralı diş hekimleri tarafından yapıldığının belgelendirilmesi gerekmektedir.
5.2.8. Serbest diş tabipliklerinde yaptırılan diş tedavileri için yukarıdaki esaslara göre ödenecek tutarlar azami tutarlar olup, bunun dışında hastaya serbest diş tabipliklerine gidiş-geliş için harcırah veya benzeri herhangi bir ödeme yapılmayacaktır.
5.2.9 . Aynı yerde birden çok resmi sağlık kurumu bulunması halinde, memurların diş tedavilerini serbest diş tabipliklerinde veya özel sağlık kurumlarında yaptırabilmeleri için, tedavilerinin o yerde bulunan ve bünyesinde diş tabibi olan resmi sağlık kurumlarının sadece birinde yapılamayacağının belgelendirilmesi yeterlidir.
5.2.10. Serbest diş tabiplikleri veya özel sağlık kurumlarında yapılan diş tedavileri sonucunda yapılacak ödemeler sırasında, tedavinin bir bölümünün resmi sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılmış olabileceği de dikkate alınarak tahakkuk memurları ve saymanlıklarca gerekli itina gösterilecek ve mükerrer ödemelere sebebiyet verilmeyecektir.
5.2.11 . Spastik özürlü kişilerin diş tedavileri, birinci basamak resmi sağlık kurumlarından alınacak sevk ile anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanının sorumluluğunda olan, genel ve lokal anestezi altında cerrahi müdahale uygulanabilen asgari tıbbi malzeme ve ilaçların bulunduğu genel anestezi ile müdahale birimi olan özel sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılabilir.
Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak alınan raporun onaylı bir örneği düzenlenecek faturaya eklenecektir.
Bu tür tedaviler için Diş Tedavileri Fiyat Tarifesinde (EK-7) yer alan fiyatlar geçerlidir.
6. Göz Tedavileri
6.1. Yönetmeliğin 33 üncü maddesi gereğince göz hastalıkları uzmanları (ihtisas yapmakta olan doktorlar dahil) tarafından düzenlenen reçeteye dayanılarak alınacak gözlük camları ile çerçevenin temininde aşağıdaki açıklamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.
6.2. Gözlük camlarının temininde, bu Talimata ekli “Gözlük Camları Fiyat Listesi” (EK-6) esas alınacak ve ödemeler buna göre yapılacaktır. Cam bedelleri, çerçeve bedeli ile birlikte gözlükçü tarafından ilgilinin kurumuna fatura edilecektir. Reçeteye renkli gözlük camı yazılması halinde, numarasına uygun olarak beyaz cam fiyatı üzerinden ödeme yapılacaktır.
6.3. Hatalı gözlük camı verilmesinin ya da reçeteye yazılan gözlük camı yerine farklı diyoptrili cam verilmesinin ortaya çıkaracağı sonuçlardan camı veren gözlükçü sorumludur. Bu duruma neden olan gözlükçülerden bir daha gözlük camı temin edilmez.
6.4 . Gözlük camlarına ilişkin her çerçeve için 2005 yılında 40 YTL ödenecektir.
6.5. Gözlük camlarının temininde Talimat ekinde (EK-6) yer alan liste muhteviyatı uygulanır. Hasta tarafından bu listedeki camlar dışında ayrı çap, cins, marka ve fiyatta cam istenmesi halinde, alınan reçeteye göre Talimata ekli “Gözlük Camları Fiyat Listesi”ndeki normal camların tutarı kadarı kurumunca karşılanacak, bu miktarı aşan kısmı ile renk, degrade ve antireflo farkı ise ilgiliden alınacaktır.
6.6. Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre yurt dışında tedavi giderleri karşılananlar ile tedavi amacıyla yurt dışına gönderilenlerin yurt dışında temin edilen gözlük camları ve çerçeveleri; bu Talimatta yer alan fiyatlara % 100 ilave edilmek suretiyle bulunan miktarlar esas alınarak karşılanacak, transferi halinde ise bu Talimatın yürürlüğe girdiği günkü kurlar esas alınmak suretiyle bulunacak miktarların döviz karşılığı tutarları ödenecektir.
6.7. Kurumlar, göz tedavisi sonucunda öngörülen cam ve çerçeve bedellerinden, hangisinin ödeneceğini, hastanın sağlık karnesine işlenmiş olan eski cam ve çerçeve kayıtlarını da dikkate alarak belirleyecektir.
Yönetmelik gereğince gözlük cam ve çerçevesine ilişkin reçetelerin sağlık karnesine işlenmesi için kurum tabipliklerine ibrazı zorunludur. Kurum tabipleri sağlık karnesine gerekli kaydı yaparken alınan cam ve çerçevenin reçete muhteviyatına uygunluğunu sağlamakla yükümlüdürler.
Yönetmeliğin 37 nci maddesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin 308 inci maddesine göre gözlük camı ve çerçevesi ile çerçeve bedeli ilgili şahsın sağlık karnesine ve/veya sağlık fişlerine alındıkları tarih belirtilmek suretiyle işlenecektir. Kurum tahakkuk memurları ve saymanlıklar bu hususa titizlikle uyacaklardır.
6.8. Gözlük camı ve çerçeveleri 2 yılı geçmeden yenilenemez. Ancak sağlık zarureti görülmesi dolayısıyla gözlük cam numaraları değiştiği taktirde, 6 aydan az olmamak kaydıyla reçeteye dayanılarak alınan yeni gözlük camlarının bedeli kurumca ödenir.
6.9. Gözlük camlarının ve çerçeve ücretlerinin hasta tarafından ödenmesi halinde, gözlükçüden alınacak fatura kuruma verilmek suretiyle yukarıdaki esaslara göre belirlenen cam ve çerçeve bedelleri kurumunca ilgiliye ödenecektir.
6.10. Katarakt ameliyatı sonucunda göz içine takılan lensler (göz içi mercekleri) ile göz ameliyatı sonucuna bağlı olarak kullanılması sağlık kurulu raporuyla gerekli görülen lens bedelleri ve bunlara ait bakım preparatları hariç olmak üzere; göz tedavilerinde kullanılmasına kesin zorunluluk olduğu sağlık kurulu raporu ile belgelendirilse bile, “CONTAKT-LENS” camlarına ait bedeller hiç bir şekilde ödenmeyecektir. Bu uygulama yurt dışında bulunan memurlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile bireyleri için de geçerlidir.
Resmi sağlık kurulu raporuyla zorunlu görülmesi şartıyla puva, prizmatik ve teleskopik gözlük camları, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce tespit edilen fiyatları aşmamak üzere ödenecektir.
6.11 . Kurum ve kuruluşlar, 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun hükümlerine uygun olarak faaliyetlerini sürdüren müesseselerden personelin gözlüklerini temin edeceklerdir.
7. Kaplıca Tedavileri
Yönetmeliğin 28 inci maddesine göre, sağlık kurulları tarafından kaplıcalarda tedavilerine gerek görülenler, Bakanlığımız ile Sağlık Bakanlığınca tespit edilen ve (EK-4) sayılı listede yer alan kaplıcalarda tedavi ettirilirler.
Bunlara, 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümleri gereğince yol masrafı ve gündelik ile buralarda görmüş oldukları tedavi giderleri ve raporlarında belirtilen gün sayısını aşmamak üzere banyo giriş ücretlerinin Bu Talimata ekli (EK-8) Resmi Sağlık Kurumları Fiyat Tarifesindeki miktarlar kadarı ödenecek, ayrıca yatak ve yemek bedeli karşılanmayacaktır.
8. ESWL Metodu İle Yapılacak Taş Kırdırma Tedavileri
Memur ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin böbrek, üreter ve safra kesesi taşlarından kaynaklanan rahatsızlıklarının ESWL metodu ile tedavisi, aşağıda tanımlanan resmi sağlık kurulu raporuna istinaden resmi veya özel sağlık kurum veya kuruluşlarında yapılabilir.
ESWL metodu ile taş kırdırabilmek için hasta tarafından bünyesinde en az iki üroloji uzmanı bulunan ve sağlık kurulu raporu vermeye yetkili resmi sağlık kurumu veya üniversite tıp fakülteleri hastanelerinden (ilgili personel için askeri hastanelerden) resmi sağlık kurulu raporu alınacaktır. Bu hastanelerden alınan sağlık kurulu raporları, başka bir hastaneye ayrıca teyit ettirilmeyecek, bu konuda yeni bir düzenleme yapılmadığı sürece, Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 26/8/1988 tarihli ve II/Yön.Hiz.Şb. Md. (Mev. 3120) / 1869 sayılı Genelgesine uyulacaktır. Radyolojik veya sonografik bulgular dikkate alınarak düzenlenecek bu raporlarda kırılacak taşın sayısı ve “mm” cinsinden en ve boyu mutlaka gösterilecektir.
Özel merkezlerde yapılacak olan ESWL (Extracorporal Shock Wave Lithotripsy) metodu ile tedavi, ikinci veya üçüncü basamak resmi veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarından yapılacak sevkle mümkün olacaktır.
ESWL tedavisi uygulamasında kurumlarca, Talimat ekinde yer alan Tanıya Dayalı (Paket) Fiyat Listesindeki (EK-9) fiyatlar esas alınarak seans başına; ilk seansta 169 YTL ödenecek, ilave seansa gerek görülmesi halinde, ikinci seans için 127 YTL, üçüncü seans için 85 YTL ödenecek, altı aylık zaman dilimi içerisinde aynı böbrek veya üreterdeki taş için toplam üç seanstan fazlasına ödeme yapılmayacaktır.
Bu fiyatlara, tedavi sırasında yapılan tetkik, tahlil ve röntgen için kullanılan ilaç ve her türlü malzeme bedeli dahil olup, bunlar için ayrıca bir ödeme yapılmayacaktır. Tedaviye ilişkin olarak düzenlenecek fatura bedelleri kurumlarca ilgili sağlık kurumuna en geç bir ay içinde ödenecektir.
Tedavi sonrasında kullanılması gerekli görülen ilaç bedelleri ise hasta katılım payı alınarak ilgili kurumca karşılanacaktır.
9. Prostat Mikrodalga Termoterapisi
Memur ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin, Yönetmelik hükümleri çerçevesinde sevk edildikleri sağlık kurumlarında prostat mikrodalga termoterapi tedavisi 82 YTL olarak fatura edilir.
Üroflowmetri, kanama-pıhtılaşma, kreatinin, hemoglobin ve tam idrar ve benzeri tetkik-tahliller ile sonda ücretleri bu fiyata dahildir.
Ancak, bu tedaviler özel merkezlerde yapılacak ise ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurumlarından yapılacak sevkle mümkün olacaktır.
Aynı tedavinin iki yıl içinde tekrarı gerekirse tedavi ücreti hasta tarafından karşılanır.
10. Organ Nakli ve Diyaliz Tedavileri
10.1. Organ Nakli Tedavileri
Yönetmeliğin 3 üncü maddesi gereğince, tedavi giderlerinden yararlananların, hastalanıp organ nakline gerek görülmesi halinde, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun hükümleri dikkate alınmak şartıyla, verici durumunda bulunan kimselerin bu işlemle ilgili tedavi giderleri, Yönetmeliğin kapsamına girip girmediklerine bakılmaksızın alıcı durumundaki hastaların kurumu tarafından aynen ödenecektir.
10.2. Diyaliz Tedavileri
Kronik böbrek yetmezliği tanısı konulan ve diyaliz tedavisi alması gerektiği resmi sağlık kurulu raporuyla belgelendirilen (akut böbrek yetmezliği tanısıyla yapılan diyaliz işlemleri hariç) diyaliz hastaları, bu tedavilerini resmi sağlık kurumlarında veya 1/9/1993 tarihli ve 21685 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Diyaliz Merkezleri Yönetmeliği” hükümlerine uygun olarak açılan özel diyaliz merkezlerinde yaptırabilir.
Böbrek yetmezliği için yapılan asetatlı ve bikarbonatlı hemodiyaliz tedavi giderleri ve bunlara ait tetkik ve tahlil giderleri ile diyalize ilişkin diğer tedaviler Talimatın Tanıya Dayalı (Paket) Fiyat Listesindeki (EK- 9) fiyatlar esas alınarak ödenecektir. Asetatlı ve bikarbonatlı hemodiyaliz tedavisi sırasında kullanılması gerekli olan malzeme ve ilaçlardan; A-V fistül iğnesi, A-V kan seti, dializör, serum, antikoagülan olarak kullanılan her türlü heparin, konsantre hemodiyaliz solüsyonu ( asetatlı, bazik ve asidik ) ve kullanılan her türlü serum bu ücretlere dahildir.
Ayrıca, böbrek yetmezliği için yapılan periton diyalizi, hemofiltrasyon ve plazmaferezis giderleri ile bunlara ait tetkik ve tahlil giderleri ve diyalize ilişkin diğer tedaviler, Bu Talimata ekli (EK-8) Resmi Sağlık Kurumları Fiyat Tarifesindeki fiyatlar esas alınarak ödenecektir.
Sürekli ayaktan periton diyalizi uygulanmasına karar verilen hastalarda “Ayaktan Periton Diyalizi Uygulaması (izleme)” ücreti ayda en çok iki defa, periton diyalizi değişim sıvısı ücreti ise resmi sağlık kurulu raporunda belirtildiği şekliyle karşılanır. Periton diyalizi uygulanan hastaların hastanede yatmaları durumunda bu şart uygulanmaz.
10.3. Tüp Bebek Tedavisi
10.3.1. Tüp Bebek İçin Sevk Esasları
Kısırlık tedavisinde bir tedavi yöntemi olarak kabul edilen tüp bebek uygulamaları, 21/08/1987 tarihli ve 19551 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan “Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Yönetmeliği'ne göre Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış, kamu ve özel sektöre ait, üremeye yardımcı tedavi merkezlerinde yapılabilir. Tüp bebek uygulaması amacıyla bu merkezlere sevk yapılabilmesi ve tedavi giderlerinin ilgilinin kurumunca karşılanabilmesi için;
Evli olan memurun kendisinin ve/veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu eşinin kısırlığa bağlı olarak tüp bebek tedavisi olması gerektiğinin, eğitim ve üniversite hastaneleri tarafından aşağıda belirtilen esaslara uygun olarak düzenlenecek resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi gerekmektedir. Bu raporları düzenlemek üzere oluşturulacak resmi sağlık kurulunda, en az iki kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile bir üroloji uzmanının bulunması zorunludur.
İntrauterin inseminasyon (IUI) işlemi, resmi sağlık kurumlarında bir uygulama (siklus) başına en fazla toplam 1500 ünite dozu geçmemek kaydıyla gonadotropin kullanılmak üzere kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından yapılabilir. Hastanın yaşamı boyunca yapılacak IUI işlemlerinden en fazla üç uygulamada (siklus) kullanılacak toplam en fazla 4.500 ünite doz gonadotropin bedeli ödenir. Sağlık kurulu raporu ile belirlenmiş açıklanamayan infertilite vakalarında, en az üç kez intrauterin inseminasyon (IUI) işlemi yapılmadan, tüp bebek uygulamasına geçilemez.
Tüp bebek ve intrauterin inseminasyon uygulamalarında kullanılan ilaçlar hasta katılım payından muaf değildir.
Tüp bebek işlemi, hastanın 40 yaşına kadar olan yaşam süresi içerisinde en fazla üç uygulama (siklus) olmak üzere yapılabilir. Kullanılacak ilacın dozu (gonadotropin) üç uygulama için toplam en fazla 9.000 üniteyi aşamaz.
10.3.2. Tüp Bebek Tedavisine Başlama Kriterleri
A- Erkek faktörü:
Oligoastenospermi- azoospermi
En az 15 gün aralarla yapılan üç ayrı spermiyogramın hepsinde total motil sperm sayısının 5 milyondan az olması gereklidir. Motil sperm sayısı aşağıdaki formül ile hesaplanmalıdır.
Yıkama öncesi semen örneğinde; Volüm (ml) x konsantrasyon (sayı / ml) x motilite (%)
B- Kadın faktörü:
1- Tubal faktör
a) Bilateral tam tubal tıkanıklık saptanan, (ağır distal tübal hastalık, bilateral organik proksimal tübal tıkanıklık, bilateral bipolar tubal tıkanıklık veya tüp yokluğu olan olgular)
b) Ağır pelvik yapışıklık belirlenen,
c) Tübal cerrahi (laparoskopi veya açık cerrahi ile ) sonrasında bir yıl içinde gebe kalamayan,
olgulardır.
Bayan yaşı 38 ve üzerindeki olgularda; yukarıda belirtilen endikasyonların sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla, tübal cerrahi yapılmaksızın veya tübal cerrahi sonrası bir yıl beklemeksizin hasta doğrudan tüp bebek tedavisi için sevk edilebilir.
2- Endometriozis
Hafif ve orta derece endometriozis açıklanamayan infertilite, ileri evre (evre 3-4) endometriozis ise tübal patoloji gibi değerlendirilir. (Endometriozis cerrahisi tedavisinden sonra bir yıl medikal infertilite tedavisi uygulanmış olmasına rağmen gebeliğin sağlanamadığı durumlarda ve üç siklus OI ve IUI tedavisi sonrası gebelik elde edilemeyen endometriozis olgularında tüp bebek tedavisine ( IVF) başlanabilir.)
Bayan yaşı 38 ve üzerinde olan olgularda; yukarıda belirtilen endikasyonların sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla, herhangi bir bekleme süresi aranmaksızın doğrudan tüp bebek tedavisine başlanabilir.
3- Hormonal – Ovülatuar Bozukluklar
a) OligO – anovülasyon ,
b) DSÖ Grup I-II ovülatuar bozukluklarda veya hiperprolaktinemiye bağlı anovülasyonda standart tedaviye yanıtsızlık açıklanamayan infertilite gibi değerlendirilir.
Anovülasyon nedeni ile ovülasyon indüksiyonu için gonadotropin kullanımında, ilaveten intrauterin inseminasyon (IUI) işlemi yapma zorunluluğu yoktur. Hasta üç gonadotropin uygulaması ile (IUI olsun veya olmasın) gebe kalamıyor ise, bu durumun sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla tüp bebek tedavisi için sevk yapılabilir.
Bayan yaşı 38 ve üzerindeki olgularda; yukarıda belirtilen endikasyonların sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla, kontrollü overyan hiperstimülasyon COH+ IUI işlemleri yapılmaksızın hasta doğrudan tüp bebek tedavisi için sevk edilebilir.
C- Açıklanamayan İnfertilite:
Hem erkek, hem de kadının tetkiklerinin normal olmasına ve en az üç siklus IUI uygulanmasına rağmen üç yıl veya daha uzun süreli gebe kalamama halinde sağlık kurulu raporu ile tüp bebek tedavisine başlanabilir.
Bayan yaşı 38 ve üzerindeki olgularda; yukarıda belirtilen endikasyonların sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla, hasta beklemeksizin doğrudan tüp bebek tedavisi için sevk edilebilir.
10.3.4. Tüp Bebek Tedavisi İşlem Bedeli ve Ödeme Esasları
Tüp bebek tedavisi kapsamında yapılan işlemler aşağıda sıralanmış olup fiyatlara kullanılan her türlü sarf malzemesi dahildir. Tüp bebek işlemleri ile tüp bebek işlemi öncesi yapılan tetkik ve tahlil giderleri de bu Talimata ekli Resmi Sağlık Kurumları Fiyat Tarifesindeki (EK-8) fiyatlar üzerinden faturalandırılır.
Ovülasyon indüksiyonu, oosit aspirasyonu, sperm- oosit hazırlanması ve inkübasyonu, embriyo transferi, ICSI (Mikro enjeksiyon), invaziv sperm elde etme yöntemleri, embriyo freeezing (1 yıla kadar)
Ayrıca tüp bebek tedavisinde kullanılacak ilaçlar, bu Talimat eki ilaç listelerinde yer almak kaydıyla bu Talimatın 12.1 inci maddesinde belirlenen esaslara uygun olarak düzenlenecek resmi sağlık kurulu raporunda belirtilen dozları aşmayacak şekilde, üremeye yardımcı tedavi merkezinde tedaviyi yapacak uzman hekim tarafından reçete edilerek, hasta katılım payı alınmak suretiyle temin edilir.
Tüp bebek ve intrauterin inseminasyon ( IUI ) uygulamalarında kullanılan ilaçlar, hasta yatırılmadan ayaktan reçete edilir ve bu ilaçlar katılım payından muaf değildir.
Tüp bebek tedavisi için bu madde hükümlerine uygun olarak resmi veya özel üremeye yardımcı tedavi merkezlerine sevk edilen hastaların, tüp bebek kapsamında yapılan her türlü tıbbi işlemin kaydının tutulması ve tutulan kayıtların denetim esnasında ibrazı zorunludur. Bu kayıtların doğru ve sağlıklı bir şekilde tutulması ve muhafazası merkez sorumlusunun yükümlülüğündedir. Tüp bebek tedavisine ait giderlerin kurumlarca ödenebilmesi için ilgili hastaya tüp bebek tedavisi kapsamında uygulanan tıbbi işlemlerin yukarıda belirtilen bedeller üzerinden ücretlendirilerek, düzenlenecek faturalarda ayrı ayrı gösterilmesi ve bu işlemlere ait kayıtların tedaviyi yapan merkez sorumlusu tarafından tasdiklenmiş bir örneğinin fatura ekine konulması gerekir.
Tüp bebek tedavisi en fazla üç uygulama ile sınırlı tutulduğundan, yapılan her bir uygulamaya ait kayıtlar sağlık karnesinin ilgili bölümüne işlenir ve ilgilinin kurumu tarafından bu Talimatın 23.2 nci maddesi uyarınca ilgili adına tutulan sağlık dosyasına işlenmek suretiyle takibi yapılır.
11. Reçetelerin Düzenlenmesi
11.1. Ayakta veya Evde Tedavilerde Reçetelerin Düzenlenmesi
Ayakta veya evde tedavi sırasında gerekli görülen ilaçlar için sağlık karnelerinde bulunan kendinden kopyalı reçeteler kullanılacaktır.
11.2. Yatarak Tedavilerde Reçetelerin Düzenlenmesi
Yatarak tedavilerde hastanede kullanılan ilaçların hastane eczanelerinden temini zorunludur. Bu amaçla hastaneler gerekli tedbirleri alacaklardır.
Ancak, ilacın kullanılmasının gecikmesinden dolayı hayati tehlike doğacak acil hallerde hastane eczanelerinde bulunmama nedeniyle dışarıdan temin edilebilir. Bu şekilde hastane eczanesinde bulunmaması nedeniyle dışardan alınması gereken ilaçlar, hak sahiplerinin sağlık karnelerine, üzerinde yer alan bilgiler tam ve eksiksiz olarak kendinden kopyalı reçetelere yazılacak, “ECZANEMİZDE YOKTUR, YATAN HASTA” kaşesi vurularak başhekim tarafından onaylanacaktır.
Hastanelerde bu şekilde düzenlenen reçeteler beş günlük maksimal tedavi dozunu geçemeyecektir. Bilahare ilacın hastane eczanesince temin edilememesi ve tedavinin devam ettiği durumlarda “doz” bitiminde yeniden reçete yazılması mümkündür.
Yukarıda belirtilen esaslara göre, hastanelerde yatan hastalar için düzenlenen reçete muhteviyatı ilaçların, rasyonel kullanımını sağlamak amacıyla, eczanelerden dönüşümlü olarak temini hususunda, hastaneler, Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ile işbirliği yapabilir. Bu uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti tarafından müştereken belirlenir.
12. Reçete Yazımı ve İlaç Kullanım İlkeleri
İlaç kullanımında aşağıda belirtilen konular temel alınacaktır.
Tüm reçetelere mutlaka teşhis yazılacaktır. Ayaktan hastalar için yazılan reçetelerde, reçeteyi yazan hekimin imza ve kaşesi (kaşede kurumun adı, hekimin uzmanlık dalı ve diploma numarası mutlaka yer alacaktır.) bulunacak, ayrıca kurum başhekiminin onayı ve mühür aranmayacaktır. Teşhisi yazılmayan, ilgili hekimin imza ve kaşesi bulunmayan reçeteler resmi ve özel eczaneler tarafından kabul edilmeyecektir.
Bu Talimat hükümleri gereği sağlı kurulu raporuna dayalı olarak uzman tabiplerce reçete edilmesi gereken ilaçların yazımı için hastalar birinci basamak sağlık kuruluşlarından sevk işlemine tabi tutulmaksızın, kurumlarından alacakları sevkle doğrudan ikinci basamak sağlık kurumlarına başvurabilirler. Ancak bu amaçla yapılan başvurularda, reçetelere sağlık kurulu raporunda belirtilen ilaçlar dışında başka ilaç yazılmayacaktır.
12.1.Reçetelere Yazılabilecek İlaç Miktarı
Ayaktan yapılan tedavilerde; aşağıda 12.4 üncü maddede belirtilen durumlar dışında; reçetelere en fazla dört kalem ve on günlük tedavi dozunu aşmayacak şekilde ilaç yazılacaktır. İlacın on günlük tedavi dozunu belirlemek üzere, reçetede mutlak surette günlük kullanım dozu da belirtilecektir. İlacın piyasada bulunan en küçük ambalajı, 10 günlük tedavi dozundan fazla ise, bu ilaç bir kutu olarak verilecektir.
İlaç verilmesinde genel kural en fazla dört kalem ilaç, on günlük tedavi dozu ve her kalemden de bir kutu ilacın hekim tarafından reçeteye yazılmasıdır. Ancak, bir kutu ilacın on günlük tedavi dozunu karşılamaması durumunda gerekli miktardaki ilaç hekim tarafından reçeteye yazılabilecektir.
Örnek 1- Hasta (A) ya on günlük tedavi süresi için orijinal ambalajında 20 adet draje bulunan bir antibiyotik yazılmış olsun. Günde 12 saat ara ile toplam 2 adet kullanılması öngörülen bu ilaç 10 günlük tedavi dozunu karşılayacağından reçeteye ancak bir kutu yazılabilecektir.
Örnek 2- Hasta (B) ye hekim tarafından orijinal ambalajı 100 cc.lik süspansiyon şeklinde olan ve günde 6 saat ara ile 5 cc üzerinden 4 kez alınması uygun görülen 7 günlük antibiyotik tedavisi önerilmiş olsun. Bu durumda bir kutu 5 günü karşıladığına göre, bir haftalık tedavi dozunu sağlamak için hekim tarafından reçeteye bu ilaçtan en fazla 2 kutu yazılabilecektir.
Örnek 3- Hasta (C) ye orijinal ambalajında 16 adet kapsül bulunan ve günde 8 saat ara ile 3 adet kullanılması uygun görülen (500) mg'lik antibiyotik yazılmış olsun. Hekim tarafından 10 günlük tedavi süresi öngörülmüş olduğu takdirde hastanın reçetesine bu ilaçtan en fazla 2 kutu yazılabilecektir.
Sağlık kurumu ve kuruluş tabiplerince hasta reçeteleri bu esaslara uygun olarak düzenlenecektir.
a) Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar (EK-2) listesinde yer almamakla birlikte, uzun süreli kullanımı sağlık kurulu raporuyla tevsik edilen ilaçlarda (hasta katılım payı maaşlardan kesilmek kaydıyla),
b) Yanık tedavilerinde kullanılan ilaçlarda ve yalnız dermatoloji uzmanlarınca reçetelenebilen oral retinoidlerde (izotretionin, asitretin),
c) Ameliyat sonrasında taburcu edilen hastaların idame tedavisi için düzenlenen reçetelerde,
en fazla iki aylık tedavi dozu yazılabilir.
Yatarak tedavi edilen hastalar için gerekli olan ve hastane eczanesinde bulunmayan ilaçlar en fazla beş günlük tedavi dozunu geçmeyecek şekilde reçeteye yazılabilecektir. Bu reçetelerde mutlak surette günlük tedavi dozu da yazılacak, 5 günlük tedavi dozunu aşan ilaç eczane tarafından kesinlikle verilmeyecektir. Ancak, sağlık kurumlarında uzun süre yatarak tedavi gören tüberküloz hastalarına, kullanım dozu belgelenmek kaydıyla l aylık miktarda tüberküloz ilaçları yazılabilecektir.
12.2 . Bu Talimata ekli Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesi (EK-2)'de yer alan hastalıklarda kullanılacak ilaçlar sağlık kurulu raporuna istinaden en fazla 3 aylık miktarda yazılabilecektir.
Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesinde (EK-2) bulunan hastalıklarda rapora istinaden bir reçetede 4 kalem sınırlaması bulunmamaktadır.
a) Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesinde (EK-2) yer alan ilaçlar, sağlık kurulu raporuna dayanılarak reçete tekrarında tüm tabiplerce de yazılabilecektir.
b) Ayaktan yapılan I.V.P. ve HSG tetkiklerinde kullanılacak noniyonik radyoopak maddelerden 50 ml.lik bir kutu kullanılması halinde yalnızca ilgili tabibce reçete düzenlenecek, reçeteye radyoopak madde ve yapılacak tetkikin ne olduğu açıkça yazılacaktır. 50 ml.yi aşan dozda noniyonik radyoopak madde kullanılması halinde ise ayrıca kullanılma gerekçesini açıklayan bir belge düzenlenecek ve reçeteye eklenecektir.
c) Ayaktan yapılacak radyolojik tetkikler için kullanılacak tüm iyonik ve noniyonik radyoopak maddelerden katkı payı alınmayacaktır. Reçeteye hastalığın teşhisi, ilgili tabibce yazılıp imzalanacaktır.
Tedavi için yurtdışından getirtilecek ilaçlar, reçeteye 6 aylık doza kadar yazılabilecektir.
Onkoloji ilaçları en fazla 6 kürlük dozda getirtilebilecektir.
12.3. Hastanede Yatan Hastalarda Kullanılabilecek İlaçlar
Bu Talimata ekli (EK-2/B) sayılı listede yazılan anestezikler ve ilaçların bedelleri, sadece hastanede yatan hastalarda ve/veya tedavisi klinik şartlarında yapılabilen hastalarda kullanımı halinde ödenecektir.
Listede yer alan ilaçların kullanımı için reçeteler bu Talimatın 11.2 nci bölümündeki esas ve usullere uyularak düzenlenecektir. Bu ilaçların ayakta tedavilerde reçetelere yazılması durumunda saymanlıklarca ödeme yapılmayacaktır.
Sağlık kurulu raporu ile tevsik edilen ve sürekli periton diyalizi tedavisinde kullanılması zorunlu görülen diyaliz solüsyonu ile sarf malzemeleri ayakta tedavide de yazılabilir.
Kanser hastalarının ayakta tedavisinde sağlık kurulu raporuyla gerekli görülmesi kaydıyla paranteral kanser kemoterapötikleri ile oral veya paranteral (enjektabl) beslenme solüsyonlarının bir kürlük miktarlarının reçetelere yazımı ve bedelinin hasta katılım payı alınmaksızın ödenmesi mümkündür.
12.4. Ayakta Tedavide Kullanımı Sağlık Kurulu Raporuna Bağlı İlaçlar
Bu Talimata ekli (EK-2/C) sayılı listede yer alan ilaçların, ayakta tedavilerde kullanımı durumunda reçetelere yazımı sağlık kurulu raporuna bağlıdır. Bu sağlık kurulu raporu, hastanın-hastalığın adı, ilacın adı ve dozu, uygulama planı ve süresi ile hastayı tedavi eden birimin ve uzman hekimin adını da ayrıca kapsar. Preparatın maksimum dozu belirtilerek maksimum dozu aşmamak kaydıyla düzenlenen rapor tedavi süresi boyunca geçerlidir. Bu süre her hal ve takdirde iki yılı geçemez.
Yukarıda belirtilen listede yer almakla birlikte (EK-2) sayılı Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesinde yer almayan ilaçlardan hasta katılım payı alınacak, (EK-2) liste kapsamında olanlardan ise sağlık kurulu raporunda belirtilmesi kaydıyla hasta katılım payı alınmayacaktır.
12.5. Bedeli Ödenecek İlaçlar
Kurum ve kuruluşlarca bedeli ödenecek olan ilaçlar bu Talimata ekli Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde (EK-2/D) belirtilmiştir. Bu listede ticari isimleri ve barkot numaraları ile birlikte yer alan ilaçlar dışındakilerin bedelleri, reçeteye yazılsa dahi kurumlarca hiçbir şekilde ödenmeyecektir. 31/12/2004 tarihinden sonra ruhsat alan ilaçların bedelleri bu listede yer almadığı sürece ödenmeyecektir.
Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde (EK-2/D) yer alacak veya bu listeden çıkarılacak ilaçların tespitine ilişkin değerlendirmeler 14/02/2004 tarih ve 25373 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06/02/2004 tarih ve 2004/6781 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile oluşturulan “Geri Ödeme Komisyonu” tarafından yapılacaktır. Bu değerlendirmeler en geç üçer aylık dönemler içerisinde yapılacaktır. Ayrıca, anılan listede belirtilen ruhsat tarihi ve referans fiyatlara ilişkin tereddütler adı geçen Komisyon tarafından giderilecektir.
12.6. İntravenöz İlaç Tedavisi
Üniversite hastaneleri ve eğitim hastaneleri ile Sağlık Bakanlığınca uygun görülen Devlet hastanelerinde ve özel hastanelerde özel bir ünite açılmak suretiyle kanser endikasyonları ile kronik osteomiyelit, infektif endokardit ve bunlar gibi damar yoluyla antibiyotik tedavisi gerektiren hastalıklarda, hastanın hastaneye yatışı yapılmadan intravenöz tedavi/kemoterapi uygulanabilir. Bu uygulama için tedavide kullanılacak ilaçlar ve sarf malzemeleri tedaviyi yapan sağlık kurumu tarafından temin edilmesi halinde ilgili kuruma fatura edilir. Kemoterapi uygulamaları değişik nedenlere bağlı olarak hastaya antineoplastik ilaç verilmesini kapsar.
Kronik intravenöz ilaç tedavisi ve kemoterapi uygulamaları sonucunda hasta adına düzenlenecek faturaya, hastalığın adını, uygulanan tedavi planını, verilen ilacın günlük dozunu ve miktarını belirten ve ilgili uzman tabibin imzası ile başhekimin onayını içeren kemoterapi tedavi planı eklenmesi gerekmektedir.
12.7. Bazı Özel Hastalıklara ve İlaç kullanımına İlişkin Düzenlemeler
12.7.1. Altın Preparatları, Biyolojik Ajanlar, Leflunomid Kullanım İlkeleri:
a) Altın preparatları kullanımından önce diğer antiromatizmal ilaçlar ile tedavi yapılacaktır. Bu tedaviye cevap alınamaması durumunda ve tedavinin devamı gerektiğinde; yapılan tedaviden alınan sonuçlar, tedavinin ne kadar süredir devam ettiği, ilacın adı, dozu ve kullanım süresi ile ayrıntılı tedavi şemasını belirten sağlık kurulu raporu düzenlenecektir.
b) Romatolojide biyolojik ajanlardan Anti TNF İlaçların (infliksimab, Etanarsept, Adalimumab gibi) kullanım ilkeleri;
Biri tam doz metotreksat olmak üzere en az 2 farklı hastalık modifiye edici antiromatizmal ilacı, en az üçer ay olmak üzere kullanmış olmasına rağmen hastalık aktivitesinin kontrol altına alınamadığı veya yan etki nedeniyle bu ilaçların kullanılamadığı romatoid artritli hastalarda ve tam doz nonsteroid antiinflamatuar ilaca ek olarak sulfasalazin ve metotreksat kullanılmasına rağmen cevap alınamayan aktif ankilozan spondilit ve psöriyatik artrit hastalarında Anti TNF ilaçlar kullanılabilir.
Bu etken maddeleri içeren ilaçlar, prospektüsünde belirtilen endikasyonlarda, İmmünoloji veya Romatoloji veya Fizik Tedavi Rehabilitasyon uzmanının sağlık kurulu raporuyla verilebilir.
Anti TNF ilaç tedavisi 2 ay süreyle uygulanan hastalarda yeterli cevap alınamamışsa Anti TNF ilaç tedavisine devam edilmez.
Yalnızca Sağlık Bakanlığınca onay verilmiş endikasyonlar da kullanılacaktır.
Bu grup ilaçlar sağlık kurulu raporuna dayanılarak romatoloji, iç hastalıkları, fizik tedavi ve rehabilitasyon ve immünoloji uzman hekimlerince yazılır.
Psöryazis tedavisinde ruhsatlı endikasyondaki kullanım ilkelerine göre Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde yatan hastalarda kullanılabilir.
c) Crohn hastalığında; diğer tedavilere yanıt vermeyen fistülize vakalarda hastalığın tanı, kullanılan ilacın ismi, günlük kullanım dozu ve kullanım süresini belirten sağlık kurulu raporuna dayanılarak gastroenteroloji uzmanlarının bulunduğu sağlık kurulu raporuna dayanılarak sağlık tesislerinde klinik koşullarda uygulanacaktır.
Bu grup ilaçlar sağlık kurulu raporuna dayanılarak romatoloji, iç hastalıkları ve fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarınca da reçete edilir.
d) Leflunomid Kullanım İlkeleri;
Diğer hastalık modifiye edici ilaçlarla kontrol altına alınamadığı veya bu ilaçlara kontrendikasyonu olduğu belgelenmiş romatoid artritli hastalarda iç hastalıkları, romatoloji, immünoloji veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimlerinden birinin yer aldığı sağlık kurulu raporu ile verilebilir. Tedavinin devamında reçete bu uzman hekimler tarafından düzenlenir. Raporda tedavinin ne kadar süredir devam edeceği, ilacın adı, dozu ve kullanım süresi ile ayrıntılı tedavi şemasını belirtilecektir.
e) Bu ilaçlar ile tedavinin devamı gerektiğinde, rapora hastanın klinik bulguları da yazılacaktır.
12.7.2. Antidepresanlar ve Antipsikotiklerin Kullanım İlkeleri
a) Trisiklik ve Tetrasiklik antidepresanlar tüm hekimlerce yazılabilir.
Yeni nesil (SSRI, SNRI, RİMA, NASSA gibi gruplara giren) antidepresanlar 6 ayı geçmemek üzere tüm hekimlerce yazılabilir. Bu süreyi geçen tedavilerde psikiyatri (erişkin ve çocuk) veya nöroloji uzman hekimleri tarafından reçeteye yazılabilir. Bu ilaçlar, en az bir psikiyatri veya nöroloji uzman hekiminin yer aldığı sağlık kurulu raporuna dayanılarak, idame tedavisi için diğer hekimler tarafından da yazılabilir.
b) Yeni Nesil (Atipik) Antipsikotiklerin (Klozapin, Olanzapin, Risperidon, Amisülpirid, Ketiapin,Ziprosidon) oral formları psikiyatri veya nöroloji uzman hekimlerince, paranteral formları ise yalnızca psikiyatri uzmanlarınca yazılır.
Yeni Nesil (Atipik) Antipsikotikler, en az bir psikiyatri veya nöroloji uzman hekiminin (Psikiyatri uzmanının bulunmadığı yerlerde nöroloji uzman hekiminin) yer aldığı sağlık kurulu raporuna dayanılarak, diğer hekimler tarafından da yazılabilir.
Yeni Nesil (Atipik) Antipsikotikler dışındaki antipsikotik ilaçlar diğer hekimlerce de yukarıdaki kısıtlamalar olmaksızın yazılabilir.
Acil hallerde paranteral formları tek doz olarak diğer hekimlerce klinik şartlarda kullanılabilir.
c) Antidepresanlar ve Antipsikotikler için düzenlenecek raporda, hastanın tedavisinde kullanılacak ilaç veya ilaçların; etken madde ismi, günlük kullanım dozu, ilacın kullanılacağı süre belirtilecektir. Bu süre 24 ayı aşamayacaktır.
12.7.3. Aşı Uygulaması
Hayati önemi haiz olan botulinismus serumu vb. zehirlenmelerde kullanılan antidotlar (panzehirler) hekim tarafından hastanın reçetesine yazıldığında, sağlık kurulu raporu aranmaksızın, bedellerinin tamamı hastanın kurumunca ödenecektir.
Böbrek yetmezliği, kistik fibrozis, KOAH, kanser, HIV/AIDS enfeksiyonu, splenektomi olanlar ve immünsüpresif tedavi alan, bağışıklık durumu olumsuz etkilendiği için enfeksiyon hastalıklarının daha ağır seyrettiği yüksek riskli kişilerin bu durumlarını belgeleyen sağlık kurulu raporu bulunması halinde reçete edilen aşıların (Sağlık Bakanlığı Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamına dahil olan; kızamık, difteri, boğmaca, tetanoz, hepatit B, polio ve BCG aşıları hariç) bedeli kurumunca ödenir.
Bronşiyal astma, allerjik rinit, allerjik konjoktivit ve benzeri atopik (akar) duyarlılığı olan hastaların tedavisinde kullanılması sağlık kurulu raporuyla belgelendirilen ve ilgili uzman hekim tarafından reçetelenen enjektabl yolla alınan allerji aşısı bedeli, hasta katılım payı ilgililerce karşılanmak kaydıyla ödenir.
Grip ve pnömokok aşıları için;
- 65 yaş ve üzerindeki kişiler
- Yaşlı bakımevleri ve huzurevlerinde kalan kişiler
- Astım dahil kronik pulmoner ve kardiyovasküler sistem hastalığı olan erişkin ve çocuklar
- Diabetes Mellitus dahil herhangi bir kronik metabolik hastalığı, renal disfonksiyonu, hemoglobinopatisi veya immunosupresif olan erişkin ve çocuklar
- 6 ay-18 yaş arasında olan ve uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve adölesanlar
için hastalıklarını ve durumlarını belirten heyet raporuna istinaden tüm tabiplerce reçete edildiğinde aşıların bedelleri kurumlarınca ödenir.
Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan aşı bedelleri ödenmeyecektir.
Sağlık Bakanlığı, UNICEF ile yapacağı protokol kapsamında aşı ve serum temin edebilir, bu aşı ve serumları ücretsiz olarak halka uygular.
12.7.4. Botulismus Antitoksini
Botulismus zehirlenmelerinde botulismus antitoksini aşağıda belirtilen kurallara göre kullanılacaktır.
a) Botulismus hastalığının tedavisine başlamadaki gecikmenin hayati tehlike doğurabileceği göz önüne alınarak elde mevcut belgelerle sağlık tesisince ilacın temini işlemlerine başlanacaktır.
b) Botulismus hastalığının tedavisinde botulismus antitoksini için belirlenen maksimum tedavi dozu (literatürde belirtilen doz) 250 ml lik serumlardan 2 adettir.
Tedavi için 2 kutuyu aşan miktarda serum gerektiğinde hasta adına sağlık kurulu raporu düzenlenecek ve raporda kullanılacak ilacın tedavi süresi ve dozu belirtilmiş olacaktır.
12.7.5. Botulismus Toksini Tip A
a) Botulismus toksini, ancak organik nedenleri ekarte edilmiş ve tıbbi tedaviye cevap vermeyen vakalarda, bu durumu belirten ve kullanılacak ilacın dozuyla, kullanım süresini içeren sağlık kurulu raporuna dayanılarak;
- Göz adelesi fonksiyon felçleri bozuklukları
- Blefarospazm
- Hemifasiyal spazm
- Servikal distoni (spazmodik tortikollis)
- EMG esnasında uygulanacak fokal distoni
- Erişkinler de inme sonrası gözlenen fokal spastisite
Vakalarında yalnızca üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde kullanılabilecektir.
Reçeteler uygulamayı yapacak göz hastalıkları, nöroloji veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimleri tarafından düzenlenecektir.
b) Pediyatrik Serebral Palside Botulismus Toksini Kullanımı
- Yalnızca eğitim ve araştırma hastanelerinde olmak şartıyla,
- 8 yaşa kadar sistemik hastalığı, kemiksel deformite, kanama diyatezi, fikst kontroktür olmayan hastalarda,
- Ortopedi, fizik tedavi ve rehabilitasyon veya çocuk nöroloji uzman hekimlerinin katılımıyla oluşturulacak sağlık kurulu raporuna dayanılarak,
- Tedaviden yarar görüp tekrarı düşünülen hastalarda 6 ay sonra yeni bir rapor düzenlenerek,
- Tek seansta toplam 300 üniteyi aşmamak üzere yapılacaktır.
12.7.6. Büyüme Hormonu Kullanım Esasları
Büyüme hormonu ile tedaviye başlanabilmesi çocuk endokrinoloji/ endokrinoloji dallarından veya bu dalın uzmanları bulunan hastanelerin ilgili bölümlerinden alınacak sağlık kurulu raporuna bağlıdır. Bu sağlık kurulu raporu, hastanın –hastalığın adı, ilacın adı ve dozu, uygulama planı ve süresi ile hastayı tedavi eden birimin ve uzman hekimin adını da ayrıca kapsar. Bu sağlık kurulu raporu, en fazla bir yıl süreyle geçerli olacak hastanın yaşı ve fiziki boy uzunluğu bu rapora yazılacaktır.
İlaçlar ilgili uzman hekim (Endokrinoloji/ çocuk endokrinoloji) tarafından günlük doz miktarı ve bir kutunun kaç günlük doza tekabül ettiği belirtilmek suretiyle en fazla 3 er aylık dozlar halinde reçeteye yazılır ve yazılan ilaç miktarı doktorun ismi, diploma numarası ve imzası ile birlikte sağlık karnesine işlenir ve sağlık karnesinin ilgili sayfasının bir fotokopisi ödeme evrakına eklenir.
A) Çocuklarda;
Tedaviye başlanabilmesi için hastanın ilgili uzman hekim tarafından en az 6 ay süreyle büyüme hızı izlendikten sonra; büyümeyi etkileyen sistematik bir hastalığı veya beslenme bozukluğu olmayan hastalarda ;
1- Yıllık büyüme hızı;
- 0-4 yaş 6 cm.nin altında,
- 4 yaş üzeri 4, 5 cm.nin altında,
- Puberte de; izleme süresi ve büyüme hızı hastanın diğer bulgularına göre endokrinoloji/ çocuk endokrinoloji uzman hekimince değerlendirilmesi;
2- Kemik yaşı;
- Puberte öncesi için kronolojik yaşa göre en az 2 yıl geri olması,
- Pubertal dönem için sadece epifizlerin açık olması,
(Puberte Kıstasları: Erkeklerde gonadarj (testis hacimlerinin) 4 ml. ve üzerine çıkması, kızlarda T2 düzeyinde telarşın olması, kızlarda kemik yaşının 8'in, erkeklerde 10'un üzerine çıkması, pubertenin başlangıcı olarak kabul edilecektir.)
3- Ötiroid hastalarda uygulanan büyüme hormonu uyarı testlerinden en az ikisine (laboratuarın kriterlerine göre) yetersiz yanıt alınarak izole büyüme hormonu eksikliği veya büyüme hormonunun diğer hipofiz hormonlarının eksikliği ile birlikte olması (hipopitüitarizm) tanılarının konması;
4- Boy sapması patolojik olan (yani -2, 5 SD den daha kötü), yıllık uzama hızı yetersiz olan, kemik yaşı takvim yaşına göre 2 yıldan daha fazla geri olan, ancak yapılan 2 farmakolojik uyarı testine yeterli yanıt alınan hastalara uyku esnasında büyüme hormonu profili çıkartılmalı ve hastada büyüme hormonu eksikliği olmamasına rağmen eğer büyüme hormonu salınımında bir bozukluk söz konusu ise, yani nörosekretuar disfonksiyon söz konusu ise ya da; hastada biyoinaktif büyüme hormonu saptanmış ise (IGF 1 testi ile);
Bu hususların düzenlenecek sağlık kurulu raporu ile tevsik edilmesi halinde hastaya büyüme hormonu tedavisi uygulanacaktır.
Büyüme hormonu ile tedavisine başlanan hastalar endokrinoloji/ çocuk endokrinoloji hekimi tarafından en az 6 aylık sürelerle izlenerek, radyolojik olarak epifiz hatlarının açık olduğunun gösterilmesi kaydıyla hedeflenen yaş grubu ortalama boy sıkalasına göre 25 percentile ulaşana kadar durum her yıl sağlık kurulu raporu ile tevsik edilecektir.
Sonlandırma Kıstasları:
1) Epifiz hattı kapandığında,
2) Yıllık büyüme hızı 5 cm. ve altında olduğunda,
3) Boy uzunluğu kızlarda 155 cm.ye erkeklerde 165 cm.ye ulaştığında,
tedavi sonlandırılacaktır.
4) Tedavi esnasında boy 25. percentile ulaştığında tedavi sonlandırılacaktır.
B) Erişkinlerde;
Çocukluk yaş grubunda büyüme hormonu eksikliği tanısı konulup, büyüme hormonu tedavisi verilen ve epifizleri kapandığı için tedavisi kesilen hastalarda ve erişkin yaşta panhipopituitarism tanısı konulan hastalarda ve büyüme hormon eksikliği tanısı konulmuş hastalarda endokrinoloji/ çocuk endokrinoloji uzman hekimince büyüme hormonu tedavisi başlanacaktır.
12.7.7. Düşük Molekül Ağırlıklı Heparinlerin Kullanım İlkeleri
Bu ilaçlar rapor aranmaksızın uzman hekimler tarafından yazılabilecektir. Hastalığın tanısı, günlük dozu, kullanılacak ilaç miktarını ve süresini gösteren sağlık kurumlarınca düzenlenen sağlık kurulu raporuna dayanılarak diğer hekimlerce de yazılabilecektir.
Hastanede yatan hastalarda ve acil müdahale gerektiren durumlarda acil servislerde rapor aranmaksızın bu ilaçlar diğer hekimlerce de yazılabilecektir.
12.7.8. Enteral ve Paranteral Beslenme Ürünleri Verilme İlkeleri
Enteral beslenme ürünleri, normal çocuk beslenmesinde kullanılanlar hariç olmak üzere ayaktan tedavide malnütrisyonu olan veya oral beslenemeyen ancak enteral beslenmesi gereken tüm hastalara sağlık kurulu raporuyla, kullanılabilir.
Raporda, hastalığın tanısı, kullanılacak beslenme ürününün jenerik ismi, günlük kalori ihtiyacı ve buna göre belirlenen günlük kullanım miktarı açıkça yazılıp, reçeteye en fazla üçer aylık dozda yazılacaktır.
Malnütrisyon tanımı açısından;
- Son 3 ayda ağırlığında % 10 ve daha fazla kilo kaybı veya
- Kan albümin seviyesi 3 gram/desilitrenin altında olanlar kabul edilecektir.
Parenteral beslenme ürünleri yatan hastalarda kullanılacaktır.
Bu raporlarda kullanım süresi belirtilecek, ancak rapor en fazla 2 yıl süreli olabilecektir.
12.7.9. Eritropoietin Preparatları Kullanım İlkeleri
a) Eritropoietin ve türevi ilaçların kronik böbrek yetmezliği tedavisi gören hastalara kullanımı ve reçeteye yazımı aşağıda belirtilen esaslara göre yapılacaktır.
Eritropoietin ve türevleri ile tedaviye başlamadan önce; hastanın ferritin ve/ veya transferrin saturasyonu (TSAT) değerlerine bakılacaktır. Bu değerler TSAT < %20 ve/ veya ferritin <100 µg/ L ise hastaya öncelikle oral veya intravenöz demir tedavisine başlanacaktır. TSAT ? %20 ve/ veya ferritin ? 100 µg /L olduğunda ancak Eritropoietin ve türevleri tedavisine başlanabilecektir. Hedef Hemoglobin değeri 11 (onbir) gr/dl'dir. Hemoglobin değeri 12 (oniki) gr/dl'ye ulaşınca Eritropoietin ve türevleri ile tedavi kesilecektir. İdame tedavi sırasında da TSAT <%20 ve/veya ferritin <100 µg/ L olduğunda Eritropoietin ve türevleri ile tedavi yapılmayacaktır. Bu değerlere 2 ayda bir bakılacak ve sonuç belgesi reçeteye eklenecektir. Eritropoietin ve türevleri, sağlık kurulu raporu ile ilgili uzman veya diyaliz sertifikalı hekimlerce yazılabilir.
Tedaviye başlangıç dozu 50- 150 IU/ kg/ hafta ve idame dozu 25- 75 IU/ kg/ haftadır.
b) Eritropoietin ve Türevlerini İçeren İlaçların Kronik Böbrek Yetmezliğinin dışında kullanımı;
Eritropoietin ve türevlerini içeren ilaçların kronik böbrek yetmezliği dışında kullanımında Sağlık Bakanlığınca belirlenen endikasyonlara ve kurallara uyulacaktır.
Yeni doğanda eritropoietin kullanımı: Doğum ağırlığı 1000 gr.'ın altında ve 32 gebelik haftasından önce doğan bebeklere 200 İU/ kg / hafta 3 kez 6 hafta süre ile uygulanabilir.
c) Eritropoietinden katkı payı alınmaması için düzenlenen raporların süresi en fazla 2 yıl olacaktır.
Bir defa da en fazla 3 aylık ilaç verilebilecektir. Sağlık kurulu raporlarında ilacın adı, kullanım dozu ve süresi belirtilecektir. Eritropoietinler endikasyon muadili olarak birbi |